20.01.2013

sneijder galatasaray'daaaaaaaaa


GELDİ İNSAFSIZ :)))))))

Hoşgeldin Wesley yüreğime,
boş ver be elalem ne derse desin
hadi hadi hadi hadiiii...

Seni beklediğimiz gibi kimseyi beklemedik,
şu an Galatasaray TV'de konuşuyorsun,
taraftarlarla ilgili açıklamalar yapıyorsun,
tüm bunlar inanılmaz şeyler gibiydi, gerçekleşti.

Hoşgeldin, hoşgeldin! :))))

27.12.2012

kısa kısa dünya magazin


***MTV'de UK The Official Top 40 listesini izliyorum da,
2012'nin en iyileri var şu an,
Gangham Style 6 numarada?!
bu şarkıdan daha başarılı olmuş 5 şarkı daha mı var yani 2012'de?
şarkıyı seversiniz sevmezsiniz o ayrı,
ama youtube'da 1 milyar tık almış başka şarkı mı var bu yıl Allahaşkına?
sırf bu haftayı baz alıyorlarsa o başka..

*** Bomba bomba.
Britney Spears'ın yıllar önce boşandığı kocasından 2 oğlu var biliyorsunuz.
bugün o zamanki kocası Kevin'ın kardeşi çıkıp,
"Britney kardeşimle evliyken ilişkiye girdik,
çocuğunun babası da benim" demiş!
havar komşular havar!
yahu bu kadının başı skandallardan kurtulmayacak mı?

*** Rihanna kendisini dövüp karakollara düşüren
eski sevgilisi Chris Brown'la barışmış!
Yohannes!
yaf tamam tutkulu aşk,
vazgeçilemeyen sevgili olaylarını ben de severim de,
burda söz konusu olan şey dayak!
sana vurmuş birine nasıl dönersin?
üstelik muhtaç da değilsin.
"siz bizim aramızdakini anlayamazsınız" gibi bir şeyler de demeçlemiş!
böyle aptalca bir şeyi hiçbir zaman hiçbir şekilde anlamak da istemem zaten Rihannacım.
( sesini ve şarkılarını seviyorum hala, orda sorun yok OK? kib bye )

*** Kate Winslet annesine babasına bile haber vermedennn gizlice evlenmişşşş.
bu kaçıncı evliliği oldu sayan var mı ya?
Sam Mendes'ten sonrasını takip edemedim ben.

yerli Gossip Girl'ünüzden şimdilik bu kadar.
(bu arada Gossip Girl de final yapmış ya la?)
---spoiler---

Blair'la Chuck,
Serena'yla Dan evlenmiş sonunda.
Gossip Girl de Dan çıkmış.
"girl" kısmı şaşırtmacaymış.

---spoiler---

xoxo.
hayatgibi.




21.12.2012

schalke çıktı ya la!..


sevgili günlük,

galatasaray'ıma schalke çıktı,
sevindim.
yarın kıyamet kopacak diyorlar
ya da 3 gün karanlık ve sessizlik olacak diyorlar ki
öyle bir şey olursa da çok kafayı sıyıran olur diye tahmin ediyorum.

ben bu senaryolara inanmamakla birlikte,
eğer öyle bir şey olursa diye şunu tarihe not düşmek istedim;
eğer yarın ölürsem aklıma aşkım, canım yeğenim Deniz'im, Arthur bi de Galatasaray'ım gelir,
diğer kimse de çok fazla umrumda olmaz.
son 1 yılda yaşadıklarım söyletiyor bana bunu,
hiç kusuruma bakma günlük.
nankör filan da değilimdir bu arada.
vakit olsa anlatırdım ama ölüyormuşuz be panpa!

ben ne olur ne olmaz diye yılbaşı ağacımızı kurdum ama.
hem de tek başıma!
sevdicek bu işe asla yardım etmez çünkü,
ellerime batıyor çok uzun sürüyor filan diye bir sürü bahane üretir.
ben de başım döne döne 3 saat kadar uğraşıp tek başıma kurdum işte.
hava karardı bunu yaparken.
ben de ağacın ışıklarını yaktım,
digitürk'ün jazz kanalını açtım,
perdeyi aralayıp kara baktım.

belki de dünyadaki son günümdü ve böyle geçti.
kötü bir hayat demezdim ama şu son 20 ay beni bitirdi.

alevlere ateşlere karışmadan
ya da karanlık boşluklara karışmadan
veya acayip güzel ortamlara dalmadan önce,
hepinize elveda.

ben de vardım bu dünyada.



19.12.2012

Galatasaray döndürsün başımı sadece!


merhaba,

hayat hala kötü, zor, hastalıklarla dolu vs.
şu inanılmaz baş dönmesinden kurtulabilmiş değilim mesela.
geçeceği yerde arttı,
aylardır doktor doktor geziyorum ama çok uzun anlatmak istemiyorum sizi sıkmamak adına.

sonuçta vardıkları 3 nokta var doktorların baş dönmesi sebebi ile ilgili:
1-) iç kulakta denge siniri sıkışması sonucu kanal parazisi
2-) boyundaki kasların aşırı spazmı
3-) demir eksikliği

bunlar var elimizde ama sonuç ne derseniz sıfır.
özellikle iç kulakla ilgili olaylarda kullanılan sadece bir ilaç var,
"onu içip bekleyeceksin" den başka bir şey çıkmıyor ağızlarından.

%90 vücudun kendi kendine iyileştirmesi gereken bir problemmiş.
iç kulak müdahale yeri zor bir organ olduğundan,

tespiti tedavisi çok zor,
ellerinden de pek bir şey gelmiyor.
genel olarak vertigo diye geçiştirilen bu hastalığın bir sürü iyileşme hikayesi var

ve 1 ayda düzeldim diyen de gördüm
10 yıldır doktor doktor geziyorum çaresini bulamadım diyen de.
ama benim baş dönmelerim öyle seviyede ki,
tuvalete bile "gerçekten ihtiyacım var mı acaba" diye iyice düşündükten sonra gidiyorum.
o yüzden durumun uzun sürebilecek olması çok moralimi bozuyor.
bir de kafamı da toplayamıyorum hiç.
şu yazdıklarım şu an anlamlı bir bütün oluşturuyor mu onu bile bilmiyorum.
garip unutkanlıklar filan had safhada.
2 gece uykumdan hiç bir şey hatırlamayarak uyandım.
sadece kim olduğumu değil yaşamakla ilgili hiçbir şeyi hatırlamıyordum.
tabula rasa gibi.
bir kaç dakika sonra geçti ama ben çığlık çığlığa evi ayağa kaldırmışım tabi.
kabustur filan deyip geçiştiriyorlar ama bilmiyorum.

bu arada durumum çok kötü olunca acaba nörolojik bir sorun mu var diye korkup MR çektirdiler tekrar.
ben kapalı alan korkum olduğu için açık MR'a giriyordum hep.
bu sefer doktor o tam göstermiyor her şeyi dedi.
kapalı istedi.
hem de hem beyin hem boyun.
ilaçlı bi de.
uzun sürecek yani.
ben çektiremem deyince bayıltıp çektiler.
tekrar anestezi almış oldum.
iyi bi his değil tabi.
zaten başım dönüyordu bir kaç gün iyice leylalaştım.
temiz çıktı her şey çok şükür
ama ben niye kafamı toparlayamıyorum

niye unutkanlıklar yaşıyorum diye hala korkuyorum.
alzheimer filan olsa çıkar mıydı acaba MR'da?
çok korkutucu şeyler yaşıyorum yani bilmiyorum.
buradan sonra kalkıp herşey düzelip benim işe döneceğim günleri filan hiç gözümde canlandıramıyorum. 


kısacası günler kolay ve güzel geçmiyor yani.
bu sebeple bu aralar bana mutluluk veren tek şey Galatasaray'ım.
futbolda zaten fanatiktim,
sürekli evde olunca diğer branşlara da taşıdım işi.
TV açıksa sadece GS TV izliyorum.
bu sayede kadın-erkek voleybol basketbol ne varsa takip ediyorum.
bugün hem kadın voleybol,
hem erkek voleybol,
hem bayan basketbol,
hem de erkek basketbol maçları var mesela.
15:00'te başlayıp 22:00'lere kadar sürecek bir maraton.
artık başımın müsaade edebildiği kadarını izleyeceğim.

özellikle 20:30'daki fb ile oynayacağımız basketbol maçı çok önemli.
bu arada fb demişken pazar günü fena yendik onu da belirtmeden geçmeyeyim.
(ya da felipe melo'dan gelsin: hahahahahahahahahahahahahahahaha :) )
voleybolda 5 gün içinde 2 kez yendik onları zaten.
basketbolda da yenersek son 15-20 gün içinde her dalda dize getirmiş olacağız ezeli rakibi.

bunlar tabii güzel şeyler ama
asıl önemli olan sezon sonunda şampiyon olmak
ve Avrupa'da başarılı olmak.
Şampiyonlar Ligi'nde gruptan çıktık biliyorsunuz
ve yarın yeni rakibimizin belli olacağı kura çekimi yapılacak.

ben de üşenmedim
veeeee evde kendi kendime bir kura çekimi gerçekleştirdim.
evet küçük kağıtlara her iki torbadaki takımların adını yazdım,
kimler kimin grubundan çıktığı için birbiriyle eşleşemez filan onları hesapladım
ve hile hurda olmaksızın bir kura çektim.
sonuçlar aşağıda,
bakalım ne kadarı tutacak yarın çekilecek kurada:

Dortmund - Porto
Manu - Valencia
Bayern - Milan
PSG - Arsenal
Schalke - Real Madrid
Barcelona - Galatasaray
Juventus - Celtic
Malaga - Shakhtar

yaaaaa bize Barcelona çıktı.
sakınan göze çöp batar mı denir ne denir?
ben Malaga veya Schalke çıksın istiyordum halbuki.
neyse umarım istediğim gerçek kurada çıkar.
ama hangi rakip çıkarsa çıksın biz turu atlamak için sonuna kadar uğraşacağız tabii ki.

rakip belli olduktan sonra
- başım çok dönmezse -
rakiple ve neler yapabileceğimizle ilgili detaylı bir analiz yazısı yer alabilir buralarda bir yerde.





3.09.2012

içmeden başım dönüyor dönüyor..


Selamlar herkese.
İç kulak testine girdim.
Yaf ne acayip bi şey öyle o!
Başlangıçta iyiydi aslında.
Karanlık bi ekranda beyaz bi kareyi takip ediyorsun,
tamam güzel.
Ama sonra!
İki gözünü birden kapatan bir gözlük takıyorlar,
önün tamamen karanlık yani,
Ama gözlerini kapatmak yasak.
Karanlıkta gözü açık durmak zorundasın yani.
Sonra da kulağına 30 sn. hava üflüyorlar başın dönecek mi diye.
Offf hem de nasıl dönüyor hele karanlıkta olunca.
Gözlüğün içindeki kameralar yardımıyla göz hareketlerini kayıt ediyorlar,
böylece başın dönüyor mu ne kadar dönüyor anlıyorlar.
Netice olarak sol ventibülerde bilmem ne sola yönelim üstünlüğü filan gibi anlayamadığım şeylerin yazdığı bi raporum oldu.
Kan tahlili de yapılmıştı bu arada,
orada da demir eksikliği çıktı.
Sonuç olarak bi demir ilacı bir de kulak ilacı başlandı.
Tiroid ilacım da vardı zaten.
Midem darmaduman.
Baş dönmem de geçmedi.
Rezalet günler yaşıyorum kısacası.


Bugünlerin özeti bu.
Bir daha hiç düzelmeyecekmişim gibi,
esas olarak ameliyattan kaynaklanan dengesizlikler yaşıyormuşum gibi hissetmem de cabası.
Zırt pırt kafamda uyuşmalar oluyor çünkü,
demir eksikliği-kulak vs bunları yapmaz gibi geliyor.
İkna olmadığım bir teşhisin tedavi sürecinde umutsuzum.
Gelecek diye bir şey artık hiç kalmamış gibi.
Kalmışsa da daha kötü olacakmış gibi herşey.

28.08.2012

BAŞIMIN DERDİ


bahtsız bedevi bendenizin başına yine bi şeyler geldi.
geçen perşembe benim doğumgünümdü.
haftaiçine geldiği için haftasonu yaparız bi şeyler filan diyip,
sadece dışarda bi yemek yedikten sonra eve döndük.
TV izlerken uyuyakalmışız,
lavaboya gitmek için kalkmaya çalıştım,
bi baktım dünya gidiyor!
inanılmaz bir baş dönmesi.
uyuyup uyandım ya ondandır, birazdan geçer dedim.
biraz sonra tekrar kalkmaya çalıştım,
bırakın ayağa kalkmayı doğrulamıyorum.
sevdiceği uyandırdım ben çok kötüyüm diye.
bekledik bekledik geçmiyor!
ben bir de korkudan ağlamaya başladım mı!
beynim gitti kesin felç geçiricem birazdan filan diyorum.
arabaya binip hastahaneye gidecek kadar bile ayağa kalkamıyorum.
doğrulamıyorum.
sonunda ambulans çağırdık.
sedyeyle yata yata götürdüler hastaneye.
nöroloji doktoru vardı nöbetçi.
baktı nörolojik bi şey yok gibi dedi.
iç kulaktaki kristallerin yaptığı bi baş dönmesidir dedi.
biz geçici tedbirler alalım siz bir kulak burun boğaz doktoruna görünün dedi.
serumlar filan ancak eve gidebilecek hale geldim.
saat sabahın 6'sıydı.
ama 3-4 gündür yaşıyor muyum yaşamıyor muyum belli değil,
lavaboya bile korka korka gidiyorum,
her ayağa kalkışım olay,
bazen yatarken bile kötü hissediyorum kendimi.

hastahaneye gittiğimizin ertesi günü sevdicek izin aldı,
sonra da cumartesi-pazardı zaten,
ama dün evde yalnız kalmak zorundaydım!
epey zorlandım.
bugün babamla kulak burun boğazcıya gittik.
pek bir yorum yapmadı doktor,
bir işitme denge testi istedi yarın onu yaptıracağım.
bir de kan filan aldılar işte belki B vitamini eksikliği vs olabilir diye.
yarın yine doktorlardayım yani.
bugünü de nasıl atlattım ne siz sorun ne ben söyleyeyim,
bi yatıyorum bi kalkıyorum.
aslında bilgisayar başında da kötü oluyorum ama biraz yazarsam belki rahatlarım dedim.

gelişmeleri iletirim.

19.08.2012

Gecenin körü


Kendine neden bu kadar zararı olur insanın bilmiyorum.
Ama kendime zararım var bu kesin.
Kendimi severim de aslında.
Ama bu saatlerde her gece uyanık olduğuma göre ben,
yolunda gitmeyen bir şeyler var aramızda.

Hırpalanmamın sebebi ben de değilim aslında ya, neyse.


8.08.2012

Deniz'im

Müjde, müjde!

Güzeller güzeli yeğenim Deniz'im bugün dünyaya geldi.
Aslında 9 Ağustos demişlerdi,
sürpriz yaptı bize bugün geldi.
Hem de annesiyle babasının evlilik yıldönümlerinde.
8. yıl hediyesi!

Öyle tatlı ki.
Öyle güzel ki.
Ameliyathane kapısında bekledim onu,
ama yüzünü görene kadar tahmin edemezdim içime böyle sevgisinin geleceğini.
İnanılmaz bir duygu.

Bir de saçlı maçlı bayağı 40 günlük bebek gibi doğdu yavrum.
Herkes hayran hayran seyretti güzelliğini.
Çok tatlı çok.
Allah isteyen herkese nasip etsin,
en azından benim gibi yeğen sevgisi görmeyi.
Çok mükemmel bir şey şu anda duygularımı ifade edemiyorum yoğunluktan.

Bugün bütün gün yanındaydım,
yarın yine gideceğim ama şu arada geçen kısacık zamanda bile öyle özledim ki.
Keşke hep yanımda olsa.

Güzeller güzelim hoşgeldin.

2.08.2012

kısa kısa..


*** Hazırlık maçında futbolu kasaplık zanneden birileri Semih'imizi sakatlamış.
Sen kendine dikkat et çocuk, senin saçının teline zarar gelince biz burada acı çekiyoruz.

*** febe vaslui ile berabere kalmış.
"haydi bakalım"

*** Kadın voleybol takımımız bugün güzel bir galibiyete imza attı.
Yalnız ölüm grubuna düştüğümüz için işimiz hala zor.
Şimdi bilmeyenler için:
Grupta 6 takım var, 4'ü çıkacak.
ABD ve Brezilya son olimpiyat finalini oynamış 2 takım ve onlar kafadan çıkar bana göre.
Çin de son 7 olimpiyatta 5 madalya almış ekol bir takım.
Ve son 3 olimpiyatta yer almış oyuncular hali hazırda oynamaktalar.
Yani tecrübeleri fazlasıyla var.
Geriye 1 kontenjan kalıyor.
Sırbistan, Kore veya biz gireceğiz bu kontenjana da.
Sırbistan'ı yendik.
Kore'yi de muhakkak yenmemiz lazım.
ABD maçından umudum olmadığı için Kore maçını kazanıp diğer maçların sonuçlarına bakacağız.
(Brezilya' ya yenildik ama 3-2 yenildiğimiz için 1 puan aldık o maçtan.
Sırbistan ve Kore Brezilya' ya 3-0 ve 3-1 gibi skorlarla yenilirse avantajımıza olacak bu.

*** Kadın basketbol takımımızın ABD ile yapacağı maç başlıyor.
İşiniz yoksa izleyin derim, yenilsek bile ilk 2 maçımızı kazandığımız için çok kaybettiğimiz bir şey olmayacağının rahatlığıyla en azından ABD' deki inanılmaz oyuncuları izlemiş olursunuz, ben izlemeye kaçıyorum.

Öpüldünüz!



1.08.2012

Matem


Ülkü Adatepe vefat etmiş.
Tüm Atatürk evlatlarının dolayısıyla benim de kardeşimiz sayılırdı.
Başımız sağolsun.

O büyük insanın yanındadır inşallah şimdi.
Onu çok özlediğimizi anlatıyordur altı yaşının sesiyle.

Işıklar içinde uyur inşallah güzel insan.